| 19-22 Aralık Şehitleriyle Birlikte Sağmalcılar Önündeydik |
|
|
|
| Salı, 20 Aralık 2011 23:58 |
|
Teslim almak istiyorlardı devrimci tutsakları. Halkı teslim alma, tek bir muhalif ses bile bırakmama savaşında, geçmek zorunda oldukları ilk cephelerden birine, bu kadar büyük bir güçle saldırmaları bu yüzdendi. Başaramadılar. Halkın kurtuluş umudunu teslim alamadılar. Devrimci tutsaklar, bedenlerini ateşe vererek, kurşunların önünde halaylar çekerek, gözlerinde düşmana duydukları öfke kıvılcımlarına eşlik eden marşlarla, sloganlarla yürüdüler ölümün üzerine. Kurşunlandılar, bombalandılar, diri diri yakıldılar, işkencelerle katledildiler... Bir tek ah sesi bile duyamadı karanlığın cellatları onların ağzından... 11 yıl geçti 19-22 Aralık 2000 günlerinin üzerinden. Tecrit altında tutuluyor şimdi devrimci tutsaklar F Tiplerinde. 19-22 Aralık direnişinin ruhuyla direnmedeler; aynı öfkeyle ve aynı inançla, aynı umutla... 19 Aralık 2011’deyiz. 11 yıl sonra aynı yerdeyiz. Tecrite Karşı Mücadele Platformu (TKMP), haftalar öncesinden aldığı karar doğrultusunda, 19-22 Aralık şehitlerini anmak için saat 11.30’da toplanıyor yavaş yavaş Sağmalcılar metro istasyonunun önünde... Yürüyüş saati geldiğinde, 28 şehidimizin yer aldığı pankart kortejin en önüne açılıyor. Pankartta “19-22 Aralık Şehitleri Ölümsüzdür! Hesabını Soracağız!” yazıyor. Bir pankart daha açılıyor diğer pankartın arkasında. Üzerinde TKMP imzasıyla “Yaşasın 19-22 Aralık Direnişimiz! Katliamı Unutmadık Unuttturmayacağız!” yazan... Bu pankartın arkasında beyaz başörtüleri, kızıl bantlarıyla analarımız yürüyor. Ve kitle düzenli bir kortej halinde sıralanıyor uzun bir ırmak gibi... Yürüyüş başlıyor Sağmalcılar Hapishanesi önüne doğru... Ellerde, 19 Aralık’ın vahşetinin boyutun temsil eden fotoğraflardan oluşan dövizler var. Yine TKMP imzalı çeşitli sloganlar yazıyor. Aynı sloganlar yürüyüş boyunca kitle tarafından sürekli atılıyor: “Yaşasın 19-22 Aralık Direnişimiz!”, “19-22 Aralık Katliamının Hesabını Soracağız!”, “Tecrite Son!”, “Anaların Öfkesi Katilleri Boğacak!”, “Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!”, “Yaşasın Devrimci Dayanışma!”... Bir okul var yürüyüş yolunun üzerinde. Öğrenciler teneffüsteler. Parmaklıklara doluşuyorlar slogan seslerini duyunca. Ve alkışlarıyla destek sunuyorlar yürüyenlere. Yan yoldan araçlar geçiyor. Kornalarıyla sunuyorlar onlar da desteklerini... Anma boyunca bu kornalı destek sürecek. Yürüyüş bitiyor. Sağmalcılar’ın önünde sıralanıyoruz, arkamızı hapishaneye, önümüzü yola vererek. Sağmalcılar Hapishanesi artık fiziken yok. Yıkmışlar. Sadece dış duvarı duruyor. Şimdilik Bayrampaşa Belediyesi’nin çeşitli hizmetleri için kullanılıyor. O değerli arazi kim bilir kime peşkeş çekilecek. Kanlarımızla kızıla boyanmış o toprakların üzerinde kim bilir kimin alışveriş merkezleri, rezidansları, lüks konutları yükselecek... Yumruklar havada. Saygı duruşundayız, 19-22 Aralık şehitleri nezdinde tüm devrim şehitlerinin anıları önünde. Sonra TKMP adına hazırlanan basın metninin okunmasına geçildi. TKMP adına açıklamayı okuyan Veysel Şahin, “19-22 Aralık, Devletin Planlı Katliamıdır Hesabını Soracağız!” üst başlığıyla hazırlanan metne şu sözlerle başladı: “Bundan tam 11 yıl önce bugün, 20 hapishaneye birden bir katliam saldırısı düzenlendi. Dört duvar arasındaki devrimci tutsaklara 20 bini aşkın asker, polis, özel tim, jandarma, MİT ve kontrgerilla güçleriyle saldıran devlet 28 tutsağı katletti, onlarcasını yaraladı, sakat bıraktı. Bu 20 hapishanede bulunan yüzlerce tutsağın istisnasız bütünü ağır işkencelerden geçirilerek, F Tipi hapishanelerin tecrit hücrelerine atıldı.
19-22 Aralık katliam saldırısının amacı, devrimci tutsakları teslim almak, böylelikle tüm halk üzerinde bir korku imparatorluğu yaratmak ve nihayetinde tüm halkı esaret altında tutmaktı...” Böylesine büyük bir saldırının yapılacağının aylar, hatta bir yıl öncesinden belli olduğunu söyleyen Şahin, konuşmasına şöyle devam etti: “Devrimci tutsaklar direndiler. Eşi benzeri görümedik bir direniş yaşandı 19-22 Aralık günlerinde. 28 devrimci tutsak, büyük bir devrim inancıyla ve engin bir halk sevgisiyle yüzlerinde gülücüklerle, marşlarla, halaylarla kucakladı ölümü. Onlar, bu ülkenin devrim ve sosyalizm mücadelesinde adlarını onurla yazdırmış devrim şehitleri olarak Türkiye halklarının yüreğinde yaşıyorlar. Anıları her dem taptaze kalacak, mirasları nihai zafer gününe kadar onurla taşınacaktır.” Tecrit ve tretman saldırısının hala devam ettiğini, buna karşı direnişin de hiç gerilemeden sürdüğünü ifade eden Şahin; devletin 19-22 Aralık katliamıyla başaramadığını, bugün elinde rehin tuttuğu devrimci tutsakların tedavilerini engelleyip katlederek, ağırlaştırılmış müebbet cezası almış tutsaklara zindan içinde zindan anlamına gelen ek cezalar uygulayarak, sohbet hakkını kullandırmayarak, yalnızlaştırarak başarmaya çalıştığını, ancak bunu hiçbir zaman başaramayacağını söyledi. Son olarak, 19-22 Aralık direnişinin muzaffer şehitlerine tarih önünde bir kez daha söz verdiklerini belirten Şahin, sözlerini şöyle bitirdi: “Anılarınıza bağlı kalacağız! Tecrite karşı mücadelede şehit düştüğünüz topraklarda tecriti ortadan kaldırmak için yılmadan mücadele edecek, bu uğurda her türden bedeli ödemekten kaçınmayacağız! Hesabı sorulmadık tek bir damla kanınız dahi kalmayacak!” Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi de TKMP’nin düzenlediği anmaya katılıyor. Bir söz de onlara veriliyor. Avukat Oya Aslan, ÇHD olarak süreci en başından beri tutsaklarla birlikte yaşadıklarını, katledilenlerin kendi müvekkilleri, aynı zamanda arkadaşları, yoldaşları olduğunu ifade etti. Aslan ayrıca; açılan davalarda katliamın gerçek sorumlularının adlarının hiç geçmediğini, hala yargılanmadıklarını, bundan sonra da hukukçular olarak onların yargılanması ve hak ettikleri cezaya çarptırılmaları için mücadele etmeyi sürdüreceklerini söyledi. Yaşayanlar anlatıyor bölüme sıra geliyor. Önce 19 Aralık’ta Sağmalcılar Hapishanesi’nde bulunan Mehmet Güvel anlatıyor katliamı ve direnişi... Ardından Nihat Göktaş Bursa Özel Tip Hapishanesi’nde o gün yaşananları anlatıyor. İdil Tiyatro Atölyesi her yıl olduğu gibi bu yıl da Sağmalcılar önünde. “Bir Basın Açıklaması” adını verdikleri kısa oyunla o günleri yaşatıyorlar izleyenlere... Tutsakları teslim alma saldırısında kontrgerilla ile birlikte dördüncü kol görevini başarıyla yerine getiren burjuva medyayı teşhir eden kısa oyunda adalet arayışı ön plana çıkıyor. Ardından yine o günlerde Bursa Özel Tip Hapishanesi’nde bulunan Tekin Yıldız, 19 Aralık üzerine yazılmış bir şiiri okuyor. İstanbul BDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder de 28 şehidi anmak için katılıyor anma törenine. Duygularını şöyle ifade ediyor o da: “Katliamın gerçek sorumluları yargı önüne çıkmazken, 39 garip gureba askerin mahkeme önüne çıkması adeta dalga geçmektir. Gerçek sorumluların yargılanması için mücadele edenleri, yoldaşlarımı selamlıyorum”... Çav Bella’yı okumak için Grup Yorum, Pınar Sağ ve Kutup Yıldızı geliyorlar ön sıraya. Herkes en güçlü sesiyle katılıyor bu koroya. Ve hapishanenin kapısının önüne 28 canı temsilen karanfillerin bırakılmasının ardından anma sona eriyor... Tecrite karşı mücadelenin, tecrit ortadan kaldırılana kadar sürdürüleceğine söz verilerek... |