Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Cevahir'ın Önündeki Çadır Günlüğüzden... 1, 2 ve 3 . günler PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 21 Aralık 2011 10:18

1.Gün / 18 Aralık Pazar

Saat 15.30’da Şişli Cevahir Alışveriş Merkezi önünde basın açıklaması yaparak çadırımızı kurduk. Açıklamanın ardından nöbetimiz başladı. “Füze Kalkanı Değil Demokratik Lise İstiyoruz! Halk Cephesi-Liseli Dev-Genç” yazılı pankartımızı

ve “NATO’nun Kiralık Askeri Halkların Katili Olmayacağız!”, “Füze Kalkanı Değil Bağımsız Türkiye İstiyoruz!” yazılı dövizlerimizi yerleştirdik çadırımıza. İlk olarak çadırımızın etrafında coşkulu bir halay çektik. Ardından açıklamaya gelen arkadaşlar gittiler.

Çadırımıza halkın ilgisi güzeldi. Gelip geçen insanlar, “şimdi size saldıracaklar, çadırınızı durduramazlar, tahammül edemiyorlar…” dediler. Edirne ve diğer illerde yaşanan saldırılardan bahsedip, “… Allah belalarını versin onların” diyenler oldu.

Malatyalıların ilgisi daha farklıydı çadırımıza. Umarım başarırsınız, diyorlardı. Tanıştığımız iki arkadaş oldu, bir saat kadar bizimle birlikte beklediler. Daha sonra çalıştıkları inşaattan, bizim arkadaşlarla beraber kalaslar getirip çadırımızın üstünü kapatmamıza yardım ettiler. “Çayınız şekeriniz bizden” diyerek yanımızdan ayrıldılar.

Gece saat 22.00 civarında sağanak yağmur başladı. Çadırımızın içine geçerek o saate kadar topladığımız imzaları saydık. 5 saatte 100 imza toplamıştık bugün.

Beykoz’dan bir arkadaşımız tatlı getirdi. Devrimci İşçi Hareketinden Türkan Ablamız, bir avukat arkadaşımızın bizim için yaptığı yemeği getirdi. Bize, “bu hafta sonu dinlenmek istiyorum, sakın gözaltına alınmayın…” diye espriyle selamlarını yollamış. Onun ardından Yürüyüş dergisi çalışanları çay, şeker, demlik, tüp ve tatlı getirdiler. Daha sonra TAYAD’lı Aileler soba ve battaniye getirdiler bize. Sobamızı kurduk hemen.

Gece çalışan taksicilerin sahiplenmesi de çok güzeldi. Su aldılar bize, çay demleyip içtik beraber. Rüzgar çadırımızı uçurduğunda taksicilerle birlikte yeniden kurduk.

2. Gün /  19 Aralık Pazartesi

Sabahın ilk saatlerinde güne güzel bir sahiplenmeyle başladık. Gecenin yorgunluğuyla sandalyede uyuya kalmışız, oradan geçen halk otobüsünün şoförü bize gülümseyerek, “rahat olun, ben sizi bekliyorum” dedi. Sonra kahvaltı yapmamız için bize poğaça aldı.

Kahvaltımızı yaptıktan sonra imza toplamak için masamızı kurduk, çadırımızın ve çevrenin temizliğini yaptık.

Sabah saatlerinden itibaren masamızı ziyarete gelenler oldu. TAYAD’lı Ailelerimizden gelenler oldu ayrı ayrı. Marmara Üniversitesinde okuyan iki arkadaşımız geldiler masamızı ziyarete. TAYAD’lı ailelerimizden bir ablamız tarhana çorbası yapmış bize, onu getirdi.

Bugün de çadırımıza ilgi yoğundu. Yanımıza gelenlerin birçoğu, “Biz Gaziliyiz” diye gülümsüyorlar bize.

İranlı biri geldi bugün yanımıza, yolunu kaybetmiş. Bizim kim olduğumuzu, ne yaptığımızı sordu. Devrimciler olduğumuzu söyleyince “Devrimciler, eylem, miting” diyerek sol yumruğunu sıktı.

Bugün 625 imza topladık gecenin ilerleyen saatlerine kadar.

3. Gün / 20 Aralık Salı

20 Aralık Salı günü Cevahir Alış-veriş Merkezi önüne kurduğumuz “Füze Kalkanı Değil Demokratik Lise İstiyoruz” çadırının 3. Günüydü.

Daha yolumuz uzun 13 Ocak’a kadar çadırımız açık kalacak ve Türkiye halklarının anti-emperyalist öfkesi olmaya devam edecek.

Kış ayı kendini yavaş yavaş hissettiriyor. Sabah ağır ağır başlayan yağmur öğlene doğru şiddetini arttırıyor.

Bizler de bir yandan imza topluyor. Bir yandan da halkımızla sohbet ediyoruz. Füze kalkanın neden kurulmaması gerektiğini anlatıyoruz. Zaten halkımız emperyalistleri ve onların işbirlikçi uşak AKP iktidarını iyi tanıyor. Onlara olan tepkisini bizlere sahip çıkarak gösteriyorlar.

Sabah ilk imzamızı ölüm orucu şehidi Berkan Abatay’ın kardeşinden alıyoruz.

Sağanak yağmur ancak öğleden sonra durdu. Biz de masamızı açtık, masamızda zaman zaman kuyruk oluştu. Liseliler, işçiler-işsizler, ev hanımları, emekliler halkın her kesiminden insanlar gelip imza atıyordu.

Saat 15.00 gibi polis otosu gelerek tehdit etmeye çalıştı. Gerekçe olarak yaktığımız sobayı gösteriyorlar. Vatan topraklarına kurulacak füze kalkanı onları rahatsız etmiyor. Bizim kurduğumuz küçük soba onları rahatsız ediyor. Vatan topraklarına bakış açılarını gösteriyorlar. Nasıl da emperyalistlerin bekçi köpekleri olduklarını “buradan sobayı kaldırın, zaten her şeyinizi kaldıracağız” diyerek gösteriyorlar. “Yapabilirseniz buyurun yapın. Buna izin vermeyeceğiz. Gidin buradan.” Cevabını aldıktan sonra geldikleri gibi gitmek zorunda kalıyorlar.

Eğitim-sen 3 no’lu şubeden öğretmen bir arkadaş geliyor. Bir süre füze kalkanı üzerine sohbet ediyoruz. Ayrılırken yarın (21 Aralık) yapılacak GREV’E de bizi davet ediyor. Mutlaka geleceğimizi söyledikten sonra ayrılıyor.

Akşama doğru Türkan Abla (Albayrak) geliyor çadırımıza. “ Galiba devrime kadar böyle çadır kurup duracağız” diyor. Meşru demokratik mücadelenin önemine değiniyor aslında. Kendiside işine geri döne bilmek için TEK başına direniş çadırı kurmuş ve kazanmıştı. Ve biliyoruz ki biz de kazanacağız.

Saat:23.00’e doğru artık ortalık tenhalaşıyor. Gün boyunca toplam 260 imza toplandı.

Ana sayfa