| Manavgat-Değirmenözü Köylüleri HES’çileri Kovdu |
|
|
|
| Pazar, 25 Aralık 2011 18:35 |
|
Aynı köyden olan Halk Cephelilerle birlikte köyün kadın ve erkekleri ile ayrı ayrı yapılan toplantılarda ertesi gün köye gelecek olan HES’çilerin köye hangi amaçla geleceklerini anlattılar. HES’çilerle ilişkisi olan köyün muhtarından toplantının camiden duyurusunu yapmak için uzun tartışmalar sonucunda izin alan Halk Cepheliler, anons sonrasında muhtarın yakın çevresi tarafından saldırıya uğradı. Camiden yapılan anonsta, köye 22 Aralık’ta HES’çilerin geleceği duyuruldu. Anonsta, HES’e karşı onurumuza ve topraklarımıza sahip çıkmak için köyün okulunda düzenlenen toplantıya gelinmesinin önemli olduğunun çağrısı yapıldı. Duyurudan sonra muhtar akrabaları olan birkaç kişi Halk Cephelilerin önünü kesilerek “siz bizim onurumuza laf söyleyemezsiniz. Siz bizim onurumuza söz ettiniz. Köyden defolun” diyerek üzerlerine yürüdüler. Halk Cephelilerin kararlılığı ve köylülerin sahip çıkması ile muhtarın yakınları gitmek zorunda kaldı. 21 Aralık akşamı, muhtarın okulu vermemesi üzerine, köyün meydanında yağmur yağana kadar köylülere, HES’in köylerini mahveden köylülerin anlatımı ve mücadelesini içeren sinevizyon izlendi. Yağmurun başlaması ile bir köy evine geçildi. Gece geç saatlere kadar köylülere HES’in zararları her yönü ile anlatıldı. Sabah köylerine gelecek olan HES’çilerin köyleri üzerindeki planları somut örneklerle gösterildi. Köylülerinde soruları ile toplantı gece saat 02-03.00’de bitti. 22 Aralık günü ise kadınlar bir evde toplanılarak sinevizyon gösterildi ve onlara da ayrıntıları ile HES’in topraklarını ve onurlarını çalmak olduğu anlatıldı. HES’çiler, iki kamyon jandarma ve jandarma istihbaratı ile muhtarın yol göstericiliği ile köy okuluna geldiler. Köylülerin de gelmesi ile HES’çilerin toplantısı saat 14.00’de başladı. Onlar da HES’in ne kadar yararlı olduğunu anlatan sinevizyon gösterimi yaparak, köyde iş istihdamı olacağını anlattılar. HES’çilere muhtar ilk soruyu sorarak HES’in köye hiçbir zararı yok değil mi? diyerek HES’in zararsız ve köye imkanlar yaratan bir imkanmış gibi göstermeye çalıştı. Muhtardan sonra köylüler HES’çilere ardı ardına sorular sordular. Köylülerden biri; “Bu HES’lerin iyi, zararsız olduğunu anlatıyorsunuz. Köy halkına yararlı bir şey olsa niye memlekette bu insanlar karşı çıkıp, jandarmayla çatışıp yıllarca hapis yatsın?" diye sordu. Başka bir köylü: “Buraya yapılan HES şantiyeleri yarın başladığı zaman bizim ağaçlarımız, arazilerimiz, evlerimizin her tarafı toz toprak içinde kalacak. Özellikle yazın kendi ihtiyacımızı kaldırdığımız patlıcan, mısırlarımızın toz olmaması için ne yapabileceksiniz?” diye sordu. Başka bir köylü; “Bu yapılacak HES en az 30 km. Bunun 10 km sini tünelden getireceksiniz. Tünel maliyetinin çok yüksek olduğunu söylüyorsunuz. Peki bu kadar yüksek maliyetli projeyi sadece bir elektrik santrali için mi yoksa bu ırmağın üzerine 3-4 tane daha santral yapmayı düşünüyor musunuz?” Başka bir köylü; “Manavgat’ta iki tane baraj var. Yazın iyi güzel ama kışın sular yükseldiğinde baraj kapakları dayanmadığı için suyun fazlasını şehre salan zihniyet bizim köyümüzü hayli hayli su altında bırakır. Siz yalan söylüyorsunuz.” dedi. Yaşlı köylü bir ana; “Ben 3 ay İstanbul’da ve Isparta’da çocuklarımın yanında kaldım. Gül gibi baktılar bana ama ben köyümde bulduğum huzuru ve rahatlığı hiçbir yerde bulamadım. Canımızı veririz amma suyumuzu vermeyiz.” dedi. Başka bir ana ise; “Bizim suyumuzu alacağınıza canımızı alın. Ben bu yaştan sonra hiçbir yere gitmem. Gelen kepçe ve iş makinelerinin önüne kendimi ben atarım.” DSİ’den gelen kişi, köylülerin tepkisini gördükten sonra “Bizim bu proje ile bir ilişkimiz yok” dedi. HES şirketi adına gelen kişi, köylülerin sorularına cevap veremeden eşyalarını toplayarak köyü terk ettiler. Köylüler Halk Cephelileri ise en kısa zamanda görüşme isteği ile uğurladı. |