Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

NATO Ve Füze Kalkanı Karşıtı Birlik Eylem Düzenledi PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 26 Aralık 2011 22:14

Ülkemizin dört bir yanına kurulan NATO ve ABD askeri üsleri ve en son olarak da Malatya Kürecik’te kurulması planlanan füze kalkanına hayır demek için NATO Ve Füze Kalkanı Karşıtı Birlik 25 Aralık 2011’de İstanbul Şişli camii önünde eylem yaptı.

Eylem saat 17.30 da “Emperyalizm Yenilecek Direnen Halklar Kazanacak NATO Ve Füze Kalkanına Geçit Yok” yazılı pankart açarak “Yaşasın Devrimci Dayanışma, Savaşa Değil Eğitime Bütçe, Siyonizme Kalkan Olmayacağız” sloganlarıyla başlayan 300 kişilik kitle Şişli camii önünden Mecidiyeköy AKP ilçe başkanlığı önüne doğru yürüyüşe geçti. Yoldan geçen insanlar alkışlayarak eyleme destek verdi.

AKP Şişli İlçe Başkanlığı önünde basın metni okundu. Açıklamayı okuyan Sevinç AteşçiAKP hükümeti ‘komşularla sıfır sorun’  politikası ile başladığı yolda, şu an İran ve Suriye ile savaşın eşiğine gelmiş durumdadır. Son yapılan YAŞ toplantısında ana gündem konusu olarak Suriye’nin ele alınmış olması, TSK’nin savaşa hazırlık durumunun incelenerek, ortaya çıkan ihtiyaçların karşılanması için tedbirlerin alınmış olması, açıkça savaşın kapıda olduğunun göstergesidir, Suriye ve İran cephesinden gelen açıklamalarda, ülkelerine yapılacak herhangi bir emperyalist müdahalede ilk hedeflerinin Türkiye’deki füze kalkanı olacağını belirtmiştir” hatırlatmasında bulunarak, füza kalkanına karşı birlikte mücadeleye çağırdı. Eylem sloganlarla sona erdi.

Açıklamanın tam metni:

NATO VE FÜZE KALKANI PROJESİNE HAYIR EMPERYALİZME YE SİYONİZME KALKAN OLMAYACAĞIZ!

AKP hükümeti, geçtiğimiz yıl Portekiz’in Lizbon kentinde yapılan NATO zirvesinde ABD patentli füze kalkanı projesini kabul etmişti, 14 Eylül 2011'de ise proje kapsamında ABD ile karşılıklı olarak imzalar atıldı ve füze kalkanına ait radarların Malatya’nın Kürecik beldesine kurulması karar altına alınmış oldu. Bu anlaşmayla TC Devleti emperyalist ve siyonist güçlere “kalkan” olacağını ilan etmiş, emperyalistlerin Ortadoğu’daki kanlı savaş politikalarına ortak olmuştur.

AKP hükümeti “komşularla sıfır sorun ” politikası ile başladığı yolda, şu an İran ve Suriye ile savaşın eşiğine gelmiş durumdadır. Son yapılan YAŞ toplantısında ana gündem olarak Suriye’nin alınmış olması, TSK’nin savaşa hazırlık durumunun incelenerek, ortaya çıkan ihtiyaçların karşılanması için tedbirlerin alınmış olması, açıkça savaşın kapıda olduğunun göstergesidir, Suriye ve İran cephesinden gelen açıklamalarda, ülkelerine yapılacak herhangi bir emperyalist müdahalede ilk hedeflerinin Türkiye’deki füze kalkanı olacağını belirtmişlerdi.

AKP Hükümetinin dış politikadaki bu ikiyüzlü yöneliminin kaçınılmaz sonuçlarından biri İran’la karşı karşıya gelmektir. İran ve Türkiye bölgesel güç olma iddiası taşıyan iki ülke durumundadır. İran, bölgesel güç olma konumunu ABD ve emperyalistlerin bölgedeki politikalarını karşısına alarak sağlamaya çalışırken; Türkiye ise ABD'nin desteğini arkalayarak bölgesel güç olmaya çalışıyor. ABD ve Batılı emperyalist güçler bakımından da Türkiye, İran'ı dengeleyebilecek önemli bir seçenektir. Füze kalkanının öncelikle İsrail'i koruyacak olması, keza, ABD'nin Irak’tan çekilmesiyle doğan boşluğu Türkiye ile doldurmak istemesi de bu politikayı öncelikli hale getirmektedir.

ABD ve onun uşağı TC Devletinin Ortadoğu üzerindeki kanlı planları Kürt sorunundan bağımsız değildir. Sınır ötesi ve içi askeri operasyonlarla yeniden bir top yekûn saldırı, imha ve inkâr politikası yürütülüyor, kürt siyasetçilere devrimci ve sosyalistlere yönelik gözaltı ve tutuklama terörü devam ediyor. Başbakan Erdoğan Türkiye’de halkların, işçilerin, emekçilerin her türlü hak talebine “kadın ve çocuk demeden gereğini yapın” derken, Suriye’deki gelişmelerin ardından Beşer Esad’a “Halkına karşı savaşmak kahramanlık değil, korkaklıktır” sözleriyle demokrasi dersi vermeye çalışıyor. Emperyalizmin bölgedeki aktif taşeronu ve vurucu gücü olma misyonunu üstlenen AKP hükümeti, gerici çıkarları doğrultusunda halklara dönük ikiyüzlü düşmanlık politikasını sürdürmektedir. Bölgede gelişecek yeni savaşlarda dökülecek kandan, akacak gözyaşından başta ABD emperyalizmi olmak üzere tüm emperyalist güçlerle birlikte, onların tetikçiliğine soyunmuş T. C Devleti de birinci elden sorumlu olacaktır.

Kürecik'teki füze kalkanına karşı yürütülen mücadele, emperyalistlerin bölgesel savaş politikalarına ve onların işbirlikçilerine karşı yürütülen mücadelenin de temel halkalarından biridir. Bizler tüm işçileri emekçileri, ezilenleri emperyalizme ve siyonizme karşı ortak mücadeleye, antiemperyalist bir mevziiyi birlikte oluşturmaya çağırıyoruz.

Emperyalizm ve siyonizmin işbirikçi-uşağı T. C devletine ve onun sözcüsü AKP hükümetine karşı “Füze kalkanı projesi iptal edilsin, NATO’ dan çıkılsın, emperyalist üsler kapatılsın, Tüm emperyalist anlaşmalar iptal edilsin, Suriye'ye yönelik iç savaş kışkırtıcılığı ve işgal politikalarına son verilsin, şiarlarım haykırıyoruz. Kapitalist ve emperyalist sömürü düzeni değişinceye dek, mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz.

Emperyalizm yenilecek, direnen halklar kazanacak.

Emperyalistler İşbirlikçiler, Ortadoğu’dan elinizi çekin.

Katil ABD, İşbirlikçi AKP

Emperyalizm yenilecek, direnen halklar kazanacak.

NATO Ve Füze Kalkanı Karşıtı Birlik (Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Demokratik Haklar Federasyonu, Devrimci Hareket, Emek ve Özgürlük Cephesi, Emekçi Hareket Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Halk Cephesi, Kaldıraç, Köz, Odak, Partizan, Proleterce Devrimci Duruş, Sosyalist Demokrasi Partisi, Suphi’den Bilen’e Gelenek Yaşıyor Girişimi, Toplumsal Özgürlük Platformu) 25. 12. 2011.


Ana sayfa