| Ankara'da Tutuklu Yürüyüş Dergisi Çalışanlarının Serbest Bırakılması İçin Eylem |
|
|
|
| Salı, 03 Ocak 2012 21:15 |
|
Okunan Mektup: Merhaba Arkadaşlar, Sizlere Sincan F tipi hapishanesinin tecrit hücrelerinden yazıyorum. Bütün özgür tutsakların selamlarını sevgilerini yolluyorum. Her şeye rağmen iyiyiz. Her hafta cuma günü bizlerin haksız ve hukuksuz yere 12 aydır tutukluluğumuzu anlatıyorsunuz. Yürüyüş dergisinin hapishane idaresince gecikmeli verilmesi nedeniyle geçte olsa alıyoruz dergimizden haberinizi. Bu onurlu mücadelenizi selamlıyoruz. Bilindiği gibi 12 ay önce 24 Aralık 2010'da devrimci demokrat bir yayınevi olan Ozan yayıncılık basıldı. Yürüyüş çalışanları olarak yüzleri maskeli, eli silahlı yüzlerce polis ve helikopter eşliğinde yerlerde sürüklenerek, vücudumuzun her yanı tekmelenerek, hakaretlere uğrayarak gözaltına alınarak işkenceye maruz kaldık. İşkence götürüldüğümüz İstanbul terörle mücadele şubesinde de sürdü. Bununla da kalmayıp akabinde getirildiğimiz Ankara terörle mücadele şubesinde de devam etti. Sonrasında polis-mahkeme işbirliği ile tutuklandık. 12 aydır tecrit hücrelerindeyiz ve neyle suçlandığımızı dahi bilmiyoruz. 11 ay boyunca neyle suçlandığımızı dahi bilmedik. Bu saldırı AKP'nin kendi ideolojisi dışındaherkese ve herşeye saldırısınını somut örneğidir. AKP Ozan yayıncılık'ın basılması ihtiyacını niye duydu? Çünkü drada devrimci demokrat yayınlar basıma hazırlanıyor. Ne yazıyor bu yayınlarda? AKP'nin yolsuzluğunu, katliamlarını, halkın açlığını, yoksulluğunu yazıyor. AKP'nin zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan iktidar olduğu... Yani gerekçeleri, doğruları, adaleti yazıyordu. Bu saldırı aslında düşünce özgürlüğümüze, düşüncelerimizedir. Katleden biz değiliz, işkence yapan biz değiliz. Bunları dünyada ve Türkiye'de yapanlar bellidir. Biz bunlara karşı mücadele ediyoruz. Bu mücadelede de yine işkenceyle, baskıyla, yasaklarla susturulmaya çalışılıyoruz. Ne pahasına olursa olsun bunlara karşı durmaya devam edeceğiz. Yürüyüş gerçekleri ve doğruları yazdığı için saldırıya uğradı. Halka doğruları, kurtuluşun mücadelede olduğunu gösterdiği için saldırıya uğradı. Bu ülkede her hak için bedel ödeyen bir gelenekten geliyoruz. Düşünce özgürlüğümüz için bedel ödüyoruz. Düşüncelerimizi değiştirmemizi istiyorlar. F tipi tecrit hücrelerinde “akıllanalım” diye aylardır tutuyorlar.Cezalar ve keyfi uygulamalar ile buruda da sesimizi kısmak istiyorlar. Bir yandan da “demokrasi” yalanları söylüyorlar. Meclis başkanı Cemil Çiçek “herkesin kendini demokratik kanallardan ifade edebileceğini” söylüyor. AKP iktidarı her zaman olduğu gibi şimdi de yalan söylüyor. Düşüncelerimizi F tipinde de değiştiremediler, değiştiremeyecekler. Yalanlarını yüzlerine vurmaya devam edeceğiz. Sizler aylardır sesimiz soluğumuz oldunuz. Bu sahiplenmeyi yok edemezler. Bu ülkede umudu yok edemezler. Düşünce özgürlüğümüzü de kazanacağız. Bu mücadelede sizlerin sahiplenmesi belirleyici oluyor. Hepinize teşekkür ediyorum, Tutuklu bulunan Yürüyüş Dergisi çalışanlarının ve tüm özgür tutsakların selamlarını yolluyorum. Sevgilerimizle, selamlarımızla... Umutla kalın... CİHAN GÜN |