Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Ayhan Efeoğlu'nun Ve Kayıpların Mezarları Nerede? Açıklansın! PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 09 Şubat 2012 14:50

Ankara’da 4 Şubat 2012, cumartesi günü TAYAD'lı Aileler tarafından Yüksel Caddesi'nde, 6 Ekim 1992'de gözaltına alınarak kaybedilen Ayhan Efeoğlu'nun cenazesinin ailesine teslim edilmesi için eylem yapıldı.

Yapılan eylemde “Ayhan Efeoğlu'nun Mezarı Nerede? Cevap Alıncaya Kadar Susmayacağız!” yazılı pankart açılarak okunan açıklamada Ayhan Efeoğlu'nun bir devrimci, bir Dev-Genç'li olduğu, 1990'lı yıllarda devrimcilerin kaybedilmesinin bir devlet politikası olduğu söylendi. Açıklamanın sonunda Ayhan Efeoğlu'nun mezarının yeri açıklanarak, cenazesi ailesine teslim edilene kadar mücadeleden vazgeçilmeyeceği söylendi. 19 kişinin katıldığı eylemde “Katil Devlet Hesap Verecek, Anaların Öfkesi Katilleri Boğacak, Bedel Ödedik Bedel Ödeteceğiz, Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz, Halkız Haklıyız Kazanacağız” sloganları atıldı.

Eylemin ardından TAYAD'lı Aileler tarafından Ayhan Efeoğlu'nun kim olduğunun ve niçin kaybedildiğinin anlatıldığı 500 bildiri halka ulaştırıldı.

Eylemde Okunun Basın Açıklamasının Tam Metni:

Ayhan Efeoğlu , bir devrimci, Dev-Gençli! Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencisiydi. İYÖ-DER' in mücadelesi içinde yer almaktaydı. Daha önce de defalarca gözaltına alınıp siyasi şube polisleri tarafından tehdit edildi. 6 Ekim 1992'de gözaltına alındı, işkencelerden geçirildi. Onuruna sahip çıktı, direndi. Gözaltına alanlar onu kaybettiler. 1990'lı yıllar devletin devrimcileri kaçırma, gözaltında katledip kaybetme politikasının olduğu yıllardı.

Devlet, katledilip kaybedilen devrimcilerden haber olmadığını söylüyordu,gözaltına aldığını red ediyordu. Ancak devrimcilerin  hangi gün, nerede gözaltına alındığını bilenler, işkencehanelerde görenler, seslerini duyanlar vardı. Tanıklarıyla, kanıtlarıyla gerçekler ortada dururken devlet, "gözaltına almadık" diye yalan söylemeye devam ediyordu.

Devlet devrimcilerin bu şekilde katledilmesi için kontgerilla yöntemleri uygulamıştı. Aradan geçen zamanda bu kontrgerilla ekiplerinin içinde yer alan ve artık devletle pazarlığı bir noktada  sona eren ya da çıkarları örtüşmeyenler devletin binalarının inşaatlarında devrimcilerin cesetleri olduğunu söylediler. Bazı cesetlerin asit kazanlarında eritilerek yok edildiği de, ifade edilen gerçekler arasındaydı. Ama devlet yine tüm bunların üzerini kapattı, yok saymaya devam etti.

2012'de ise eski özel harekat polisi olan Ayhan Çarkın, "1992 Ekim ayında Ayhan Efeoğlu'nun cesedini Trakya taraflarında bir ormana gömerek yok ettik",  "Hüsamettin Yaman ve Soner Gül adlı devrimcileri benim içinde olduğum tim gözaltına aldı, sonra enselerine kurşun sıkılarak öldürüldüler" dedi. Ayhan Çarkın yaptığı katliamların sadece bir kısmını bu kadar açık söylüyor. Ancak yine devlet kulaklarını tıkıyor, yok sayıyor. Ayhan Çarkın'ın anlattığı katliamları en başından beri biliyor ve söylüyorduk. Yıllarca sorduk “evlatlarımız nerede?” ve evlatlarımızın mezarlarını bulana kadarda sormaya devam edeceğiz. Evlatlarımızın mezar hakkı için mücadele ediyoruz.

AKP iktidarı, kayıplarla-katliamlarla bir ilgisi yokmuş gibi davranıyor, ama Şırnak Uludere örneğindeki gibi katliamların altına imza atıyor, kaybedenleri katledenleri korumaya devam ediyor. AKP iktidarının demokratikleşme sözlerinin altında katliamlar var. Ayhan Efeoğlu'nun mezarını buluncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz!

TAYAD'LI AİLELER

Ana sayfa