Ana sayfa

Eylem takvimi

Birde şu haberi okuyun

Tutuklu Yürüyüş Çalışanları Derhal Serbest Bırakılsın PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 19 Şubat 2012 17:28

17 Şubat 2012, Cuma günü Ankara Sakarya Caddesi'nde saat 18.00'da 14 aydır tutuklu bulunan Yürüyüş çalışanlarının serbest bırakılması için yapılan eylemlere devam edildi. Eylemde, devrimcilerin asla yola gelmediği ve devletin bunu asla başaramayacağı bir kez daha söylendi. Yürüyüş dergisinin 26 yıllık devrimci basın geleneğini sürdürdüğü ve bu 26 yıl boyunca devrimci basının ne tür baskılarla bu günlere geldiği anlatıldı. Açıklamada “AKP demokrasisi Malatya'da Grup Yorum konseri bileti satan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne katılan, aşure dağıtan devrimcilere 13'er yıl hapis cezası veriyor.  AKP'nin adaleti halkı sindirmek için varoluyor. AKP'nin demokrasicilik oyunları içerisinde bugün, Yürüyüş dergisi bürosunu basarak çalışanlarını tutuklayarak susturmaya çalışanlara buradan bir kez daha haykırıyoruz: “YOLA GELMEYECEĞİZ! ISLAH OLMAYACAĞIZ! Yine başaramayacaksınız! Yürüyüş dergisi halkın, haklının, sesini haykırmaya devam edecek, Grup Yorum umudun türküsünü yüzbinlerle söylemeye devam edecek!” denildi. 38 kişinin katıldığı eylemde “Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur, Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz, Adalet İstiyoruz, Yürüyüş Halktır Susturulamaz, Yürüyüş Çalışanları Serbest Bırakılsın, Halkız Haklıyız Kazanacağız” sloganları atıldı.

Eylemde okunan basın açıklamasının tam metni:

24 Aralık 2010 günü Yürüyüş dergisi AKP polisi tarafından basılarak Yürüyüş dergisi çalışanları işkence ile gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan Yürüyüş dergisi çalışanlarına faşist AKP polisi her fırsatta “Kızıldere'nin adını bile değiştirdik bir tek sizi değiştiremedik” demişti.

Evet, Yürüyüş dergisi bu ülkede devrimci basın geleneğini sürdürmektedir ve bilmektedir ki bu ülkede devrimci basın mevzisinde yer almanın bedelleri vardır. 1986'dan bu yana tam 26  yıldır gerçeğinin sesinin susmadığı, susturulamadığı bir tarih, ilk günkü kararlılıkla devam etmektedir. İşte bu yüzden bir tek devrimcileri yola getiremediniz ve asla yola getiremeyeceksiniz.
Devrimci basın, sınıflar mücadelesinde safını halktan, ezilenden yana belirlemektir. Halkın onurlu sesi olmuştur. Böyle olduğu için de devrimci basının üzerinden devletin baskısı hiç eksik olmamıştır. Devrimci basın mevzisinde olan dergiler her zaman baskılarla, toplatma kararları, çalışanlarının tutsaklığı ve katledilmesi ile büyümüşlerdir. Devrimci basına yönelik baskılar 1990'larda polisin ağzından  "Sizi yaşatmayacağız... size dergi çıkarttırmayacağız..." olmuştu, yıl 2010 olduğunda ise “Bir sizi değiştiremedik”...

Devlet devrimcilik yapmanın ve devrimcilerin sesi olan bir dergi çıkarmanın bedelini yıllardır ödetmek için elinden geleni yapıyor. Bu bedelleri göze almadan devrimcilik yapmak da, devrimci bir dergi çıkarmak da mümkün değil. İşte bu bedel göze alındığı ve her defasında bu bedeller tereddütsüz ödendiği içindir ki, devrimcileri bugüne kadar engelleyemediler.
Yürüyüş dergisi bürosu baskınında AKP polisi kapıları duvarları kırıyor helikopterler ile Şişili'yi kuşatıyor. Bunun sadece Yürüyüş dergisi bürosunun kapısını kırmanın ötesinde anlamı var. Bunun içindir ki  burjuva basını haberlerinde “örgüt evi baskını” diyordu. Polis bu yöntemlerle halka gözdağı veriyordu. Yürüyüş dergisini okumak, dağıtmak, bürolarına gidip gelmek, "örgüt üyeliği" ile eş anlamlıydı. Tıpkı Grup Yorum konseri bileti satmanın, aşure dağıtmanın “örgüt üyeliği” sayıldığı gibi. Devlet bu şekilde halka korku vererek Yürüyüş dergisi'ni okunamaz, sahip çıkılamaz hale getirilmek isteniyor. Çabalarınız boşunadır. İşte bakın bizler buradayız, her hafta Yürüyüş dergisini okuyor ve okutturuyoruz.
AKP iktidarının demokrasicilik oyunu, bir yandan devrimci, demokrat dergilerin yayınlanabilmesine izin veriyor, ama diğer yandan devrimciler üzerindeki baskıya engel olmuyor.  Meydanlarda, sokaklarda kapı kapı dolaşarak dergi satışı yapan Yürüyüş okurları defalarca saldırıya uğruyor ve Ferhat Gerçek sırtından vurulup felç ediliyor, Engin Çeber işkencede katledliyori.

AKP demokrasisi Malatya'da Grup Yorum konseri bileti satan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne katılan, aşure dağıtan  devrimcilere 13'er  yıl hapis cezası veriyor.  AKP'nin adaleti halkı sindirmek için varoluyor.
AKP'nin demokrasicilik oyunları içerisinde bugün, Yürüyüş dergisi bürosunu basarak çalışanlarını tutuklayarak susturmaya çalışanlara buradan bir kez daha haykırıyoruz :

YOLA GELMEYECEĞİZ! ISLAH OLMAYACAĞIZ! Yine başaramayacaksınız! Yürüyüş dergisi halkın, haklının, sesini haykırmaya devam edecek, Grup Yorum umudun türküsünü yüzbinlerle söylemeye devam edecek!”

ANKARA HALK CEPHESİ

Ana sayfa