|

Teksture çorap işçileri anayasal haklarını kullandıkları için işlerinden olan arkadaşlarına sahip çıkarak 12 Ocak tarihinde Teksture çorap Fabrikası önünde eylem yaptı. Topkapı, Cevizlibağ’da, saat 15:00'te vardiya değişiminde fabrikadaki işçilerin ıslık, alkış ve sloganlarla fabrika önünde bekleyen iş arkadaşlarının yanlarına gelmesiyle başlayan açıklamada İngilizce ve Türkçe dövizler taşındı. Aynı gün Marks-Spencer Fırması'nın fabrikayı denetlemeye gelmesi üzerine İngilizce dövizler hazırlayan işçiler firma yetkililerine de seslerini duyurmaya çalıştı.
"Sendika Hakkımız Söke Söke Alırız, İşten Atılan İşçiler Geri Alınsın, İnsanca Yaşamak İstiyoruz, Yaşasın Courtaulds Direnişimiz/Courtaulds Teksture İşçileri, “Courtaulds işçisi Yalnız Değildir/Çorap Emekçileri Derneği”, "İşçi Kıyımına Son" yazılı dövizler taşındı. "Stop The Pressures Courtaulds, We Are Workers We Are Right Sul And We Will Win, We Want Our Union Rights Courtaulds, We Demand Our Union Rights, Long Live Workers Rights" dövizlerinin de taşındığı açıklamada, Çorap Emekçileri Derneği'nin "İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız, Hak Verilmez Alınır", "Açlığa Mahkum Olmayacağız" pankartları taşındı. Eylemde konuşan DİSK-Tekstil İşçileri Sendikası Genel Sekreteri Muharrem Kılıç, "İşçilerin sendikamıza üye olduğu duyulduktan sonra fabrikada ortaya konulan tutum, uluslararası sözleşmelerde ve ulusal yasalarda tarif edilmekte olan örgütlenme özgürlüğüne aykırı tutumlardır. Sendikamız bu süreci mümkün olduğunca çatışma yaşanmadan, işveren ile haklara saygı çerçevesinde ve işçilerin örgütlenme özgürlüğüne saygı duyulması için uyarılar yaparak aşmaya çalışmıştır. Son yaşananlar İse sendikamızın kabul sınırlarının aşıldığını ve asla kabul edemeyeceğimiz şekilde üyelerimizin ekmeğine yönelik oyunlar oynandığını göstermektedir. 7 Ocak 2005 tarihinde iyi hazırlanmış bir senaryoyla dört üyemİz işten atılmış ve 8 Ocak 2005 tarihinden itibaren işyerine alınmamaktadır" diyerek Teksture Çorap Fabrikası'nın tutumunu kınadı. Açıklamasında "DİSK/Tekstil İşçileri Sendikası işçilerin yasal temsilcisidir. Sendikamız Üyelerini asla yalnız bırakmayacaktır. İşçiler, sendikalarıyla birlikte bu zorlukları da aşacaktır. Talebimiz açlık ve işten atılan üyelerimiz işbaşı yaptırılmalıdır" sözlerine yer veren Kılıç, Toplu İş Sözleşme görüşmelerine başlanmasını istedi. 100 kişinin katıldığı eylem "Sendika Hakkımız Engellenemez, Yaşasın DİSK, İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız, Susma Sustukça Sıra Sana Gelecek, İnadına DİSK, Yaşasın Onurlu Mücadelemiz, Direniş Var Yılgınlık Yok" sloganlarıyla sona erdi. Courtaulds Teksture’de çalışırken işinden atılan ve Çorap Emekçileri Derneği üyesi olan Savaş Doğan ile işten atmalar ve yaptıkları grevle ilgili görüştük. Savaş Doğan yaşananları şöyle anlattı; “Ben Çorap Emekçileri Derneği üyesi bir çorap işçisiyim. Courtaulds Teksture'de çalışmaktayım. Bundan 9 gün önce direnişe başladık. Arkadaşlarımın temsilcisi ve sözcüsüyüm. Direniş bundan dokuz gün önce bir komplo sonucu, dört tane emekçi arkadaşımızın, aralarında benimde bulunduğum dört tane arkadaşımın işten çıkartılmasıyla başladı. Sendikalaşma sürecinden sonraki süreçte, baskılar üzerimize yoğunlaşmıştı. Fabrikadaki sendikalaşma sürecine yönelik saldırıların ağırlaştığı dönemlerde, kamera getirildi fabrikamıza. Daha önce, hiç yaşanmamış. Biz aynı bahçe içinde bulunan üç tane fabrikayız. İşverene ait ve iki fabrikada da sendika var. Yani dört ikramiye alan, sosyal hakları daha geniş olan fabrikalar Türk-İş Sendikası'nın örgütlü olduğu yerler. Ama biz Türk-İş sendikası'nı terih etmedik. Biz Tekstil-Sen Sendikası'nı tercih etiğimiz için, üzerimizdeki baskılar arttı. Yirmi beş yıldır o fabrikada kamera yok. Bizim fabrikaya kamera getirdiler. Onun üzerinden tutanaklar tuttular. Bize “Tekstil-Sen'i bırakın, Türk-İş Sendikası'na üye olun” dediler. Rüşvet teklifleri geldi. Ama biz hepsini geri çevirerek, Tekstil-Sen üyeleri olduk. Onun sonucunda, üzerimizde bir komplo kurarak, dışarıda yaptığımız bir tartışma nedeniyle, fabrika içinde olmayan tartışma nedeniyle iş aktinin feshine karar verildi. Ama bizim sendikalaştırma sürecinden öncede karar verdiğimiz bir şey vardı. Biz bu mücadeleye 120 arkadaşla başladık fabrikada. Sonuna kadar 120 kişi götüreceğiz demiştik. Yani işyerinden her hangi bir arkadaşımız iş akti fesh edilerek kapı önüne koyulursa fabrika içinde direnişe geçeceğimizi çok önceden söylemiştik. Şuan yaşanan süreç bu. Yani arkadaşlarımız işe geri dönene kadar kesinlikle ve kesinle iş başı yapmayacağız.” Savaş Doğan, direnişlerinin taleplerini de anlatarak, başlıca taleplerinin işten atılanların geri işe alınması ve işyerinin sendikayla toplu sözleşme masasına oturması olduğunu söyledi ve “Bu taleplerimiz kabul edilene kadar, direnişimiz sürecektir.” dedi. Doğan ayrıca, sendikalı olmalarının kabul edilmemesinin nedeni olarak, işbirlikçi bir sendika seçmemiş olmalarını gösteriyor. Çorap sanayisinde 50 bin çorap emekçisinin çalıştığını söyleyen Doğan, “Sigortasız olan fabrikalar var. Kayıt dışı işçi çalıştırmanın çok üst düzeyde olduğu, örgütlenmenin ise çok alt düzeyde olduğu, bir sanayidir. İlk defa Çorap Emekçileri Derneği üzerinden örgütlenmeye başladık. Bizler 50 bin çorap emekçisinin önünü açacak, 25 yıldır sanayide olmayan şeyi yapmaya çalışıyoruz. Yani çorap işçisinin kendi iradesiyle getirmek istediği bir sendika yaratmaya çalışıyoruz. Burada çorap şubesi kurmak istiyoruz. Yani sadece çorap işçilerinin örgütlendiği bir çorap sendikası kurmayı düşünüyoruz. Onun üzerinden 50 bin çorap emekçisini örgütlemek isityoruz. Sendikasız bir tek fabrika, sendikasız bir tek işçi kalmasın istiyoruz.” dedi. Direnişlerinin çok önemli olduğunu vurgulayan Doğan, son olarak “Herkese seslenmek istiyorum. Direnişimize desteklemelerini talep etmek isiyorum. Bizlerin yanında olmalarını istiyorum. Bu, dediğim gibi sadece, o fabrikada direnen 130 kişinin direnişi değil; 50 bin çorap emekçisinin direnişi olarak görülmesi gereken bir direniştir.” dedi. |