AKP'nin Sağlık Politikası PDF Yazdır e-Posta

Halkınsesi: Sayın Demirci yaşanan bu üzücü olay hakkında değerlendirmelerinizi öğrenebilir miyiz?

F.Demirci: Bu olay Aile Hekimliği, dolayısıyla sağlığın piyasalaştırılması, Sağlıkta Dönüşüm programının sonuçlarının çalışanlara şiddet olarak geri dönüşümüdür. AKP hükümeti sağlık alanında uyguladığı günübirlik politikalarla, çalışanların ve halkın, ruh ve beden sağlığını tahrip etmeye ve kaosa sürüklemeye devam ediyor.

 



Halkınsesi: Daha önce de sağlık çalışanlarının şiddete maruz kaldığı oluyordu, bu değerlendirmeyi yaparken neleri baz alıyorsunuz?

F.Demirci: Aile Hekimliği uygulaması başlayalı iki aydan fazla bir süre olmakla birlikte, yaşanan birçok sorunla beraber, sistem sağlık emekçilerinin güvenliğini de tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Uygulanmakta olan ekonomik ve sosyal politikalar sonucu gelir dağılımındaki adaletsizlik artmakta ve sosyal gerilimler, tepkiler farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır.

AKP, Aile Hekimliği ve Sağlıkta Dönüşüm Projesine dair pembe tablolar çizmiş ve anlattıklarıyla gerçeği yansıtmamıştır. Aile Hekimliği pilot uygulaması başlamadan önce İzmir’de yapılan propagandalarla; 24 saat doktorunuz hizmetinizde, her eve doktor gelecek, sağlık parasız hale gelecektir vb. yalanlarının sonucu bu şiddeti yaratmıştır

Herkesin sağlık hizmetlerinden ücretsiz ve süresiz yararlanacağına dair propagandalar yapılırken sağlığa ayrılan bütçe düşürülmekte. Buna karşı halka sağlık ocaklarının ücretsiz olacağı söylenmekte. Bir taraftan bütçe kısıtlanıp, tedavi, bakım için kısıtlanmakta. Bir taraftan İzmir Aile hekimliğinde pilot bölge olduğu için İl Sağlık Müdürlüğü gerekli tıbbi malzemeyi göndermeye çalışıyor ama yetersiz kalıyor. Bu koşullarda sağlık emekçileri ile hasta ve hasta yakınları karşı karşıya kalıyor. Dolayısıyla uygulamadaki eksikliklerin zor duruma soktuğu halkımız da tepkisini çalışanlara yöneltmeye başlamıştır.

Nitekim yaşadığımız bu son olayda da hemşire arkadaşımızın hasta yakınına, söz konusu sağlık kurumu pilot uygulama bölgesi olmasına karşın, malzemeyi kendisinin temin etmek durumunda olduğunu söylemiştir. Hasta yakınının bu tepkisine yol açmış, ancak kişinin uygulamanın gerçekte anlatıldığı gibi olmadığını bilmemesi bu sonucu doğurmuş ve çalışan arkadaşımız mağdur olmuştur.

 

 

 

Tabi ki bunda AKP’nin sağlık propagandasının bir sonucu olarak toplumumuzda sağlık çalışanları – hasta ilişkisinin boyut değiştirmesinin etkisi de göz ardı edilmemelidir. Sağlık çalışanlarının bir kamu hizmeti olarak yapmakta olduğu gerçeğinin bilinçli politikalarla toplumca yadsınmasına hizmet ettiği de ortadadır. Tüm bunlar sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılmasının, hasta ile sağlık emekçilerinin arasına paranın girmesinin sonuçlarıdır.

Halkınsesi: Bu olayın başka örnekleri de yaşandı mı? Ve bu ve benzeri olayların önüne geçilebilmesi için sizce neler yapılmalı?

F. Demirci: Yaşadığımız bu olay ilk değil. Bu uygulamalar devam ettiği sürece son da olmayacaktır. Yaşananlar sadece bir güvenlik sorunu olarak düşünülmemelidir. Sağlık çalışanlarının ve toplumun sağlığı bir bütün olarak ele alınıp oluşturulacak ekonomik ve sosyal politikalarla tüm toplumun beden ve ruh sağlığı iyileştirilebilir.

Şiddete maruz kalan arkadaşlarımız kamuya ait binalarda Sağlık Hizmeti vermektedirler ve kamu görevlisidirler. Başta İzmir Valiliği ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü işyerlerimizde gerekli önlemleri almalıdırlar.

Bunun dışında bu sağlık politikasının kime hizmet ettiği kişiyi nasıl metalaştırdığı, hasta-sağlık çalışanı ilişkisini nasıl müşteri-yazar kasa ilişkisi haline getirdiğini ve bu uygulamaların sağlığı tamamıyla özelleştirmeye yönelik bir anlayışın adımları olduğunu görmemiz ve halkımıza anlatmamız çok önemli.

Halkınsesi: Sizin ne gibi girişimleriniz oldu?

F.Demirci: Sağlık çalışanları olarak bir daha bu türden şiddet olaylarına maruz kalmak istemiyoruz. Olayla ilgili gerekli hukuksal girişimlerimizi yapıyoruz.

Arkadaşımızın yaşadıklarını kınıyoruz. Sorunun sonuna kadar takipçisi olacağımızı, her türlü tehdide karşı da arkadaşımızın yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.

Halkınsesi:Sayın Demirci, bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.