|

Genelkurmay 2. Başkanı’nın yaptığı açıklamaların ardından AKP hükümeti tarafından gündemine alınan “Terörle Mücadele Yasası” günlerdir basında yer alıyor. Yasa büyük bir gizlilik içinde hükümüt yetkilileri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Müdürlüğü arasında görüşülüyor. Halkın ve hukukçuların bilgi sahibi olamadığı yasaya ilişkin Av. Behiç Aşçı ile yaptığımız röportajı sizlere sunuyoruz;
Halkın Sesi: Terörle Mücadele Yasa Taslağı AKP hükümeti tarafından hazırlandı. Kopya edilerek hızlı bir şekilde hazırlanan bu taslağı değerlendirebilir misiniz? Bu yasa ile hükümüt neyi hedefliyor? Av. Behiç Aşçı: Evet şimdi, yasa taslağını değerlendirmeye başlamadan önce şunu vurgulamak ve açıklamak gerekiyor. Terörle Mücadele Kanunu Tasarısı, henüz tamamı hiç bir demokratik kitle örgütünde yada barolarda bulunmuyor. Hükümet bu tasarıyı tamamen kolluk güçleri içeresinde yer alan polis, asker ve kendi belirlediği bir kaç tane eğitim görevlisinin katılımıyla hazırladı. Ve sadece bunlar arasında sınırlı tutu. Bunun dışında basında çıkan haberlerin tümü hükümet tarafından basına sızdırılmış olan haberlerdir. Yeni Terörle Mücadele Kanunu ile ilgili haberlerin basına yer alış şeklini hükümet belirliyor. Hükümet sadece kendi istediği kısımının haber olmasını istediği için sanı yorum böyle yapıyor. Elbette, doğal olması gereken şudur; bu yasa tasarısı hepimize verilmeli. Baroların incelemesine, denetimine açılmalı. Ve ordan alınacak görüşlerle bu tasarıya yön vermesi gerekir. Demokratik bir işleyişle bizce. Ama malesef siyasi iktidar bu yöntemi tercih etmeyip, tüm tartışmalardan, halktan gizli bir şekilde yapıyor. Yasa tasarısına son şeklini vererek karşımıza çıkarma gibi bir yöntem izliyor. Bu amaca rağmen, biliyorsunuz özetle, son iki-üç haftadır, basında televizyonlarda terörle mücadele kanunları çokça tartışlıyor. Bunun nedeni de aslında göründüğü gibi, bir yasanın açıkça tartışması değil. Aksine, bu yasa tasarısının halkın nezdinde meşrulaştırılmaya çalışılmasıdır diye düşünü yorum. Çünkü gerçekten hükümetin niyeti, tasarının tartışmasını sağlamak olsaydı, tasarıyı bizlere verirdi. Çağdaş Hukukçular Derneği’ne verebilirdi. Barolara verirdi. O tür işlerle tartışma başlatılırdı. Fakat bu yapılmadı. Tasarı sadece, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, Jandarma Genel Komutanlığı’na verildi. Onların eleştiri ve önerileri toplandı. Ve şimdi hükümete iletildi. Bu yöntem bile, yeni gelen yasanın, tasarının, ki yasalaşacağını da düşünüyoruz. AKP’nin yeterliği çoğunluğu var. Kararlığı da var. Aynı zamanda bu konuda kendilerine verilmiş bir talimat da var. Bu nedenle yasalaşacağını düşünüyoruz. Nasıl bir yasa geleceği konusunda bu aslında az çok fikir veriyor. Evet AKP’ye talimat verildi diyoruz; çünkü hatırlarsanız bu süreci başlatan Genelkurmay 2. Başkanı’nın açıklamasıydı. Genelkurmay 2. Genel Başkanı, İngiltere’deki gibi, bir Terörle Mücadele Kanunu istediklerini; Türkiye’deki yasal olanakların kendilerinin hareket serbestliğini kısıtladığını söyledi. Bu yönde bir açıklama yapmıştı. İlginçtir, Genelkurmay Başkanı’nın bu açıklamasından bir gün sonra, Adalet Bakanlığı yeni tasarı konusunda bir komisyon kurduğunu açıkladı. Şurası çok açıktır. Gerek Genelkurmay, gerek hükümet Avrupa Birliği tipinde bir Terörle Mücadele Kanunu istiyor. Verdikleri örnek doğru. Evet İngiltere’de her tür hak ve özgürlüklerin, Avrupa Birliği sınırları içinde her türlü hakların özgürlüklerin ortadan kaldırıldığı bir hukuk işleyişi var. Özellikle de “terör” diyerek halkın her tür örgütlenme, söz söyleme, kendini ifade etme hakını ortadan kaldıran, hak arama hürriyetlerini ortadan kaldıran bir anlayış hakim ve uygulanmakta. Türkiye için de onu istiyor. Diyorki; “Bizim Avrupa Birliği’den neyimiz eksik, biz de Avrupa Birliği’ne tam anlamıyla uymak istiyoruz” diyor Ve bunlara da bir adım daha atıyorlar. Fakat şunları da söylemek gerekiyor. Görülüyor daha doğrusu… Sadece basında yer alan haberlerin şekli bile, nasıl bir yasa geldiği konusunda çok ciddi ip uçları veriyor. Örneğin bu yasa kapsamında artık her türlü örgütlenme suç olarak kabul edilebilinecek. Yani bir sendikalaşma, dernek kurma, işletme suç olarak kabul edilebilinecek terör demogojisiyle. Yine basın üzerindeki sansür katmerlenerek, ağırlaşarak artacak. Gözaltı süreleri uzayacak. O konuda değişik haberler geliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü -biliyorsunuz Türkiye’de gözaltı süresi 4 gün- bu gözaltı süresini 7 güne çıkartmak istiyor. Jandarma Genel Komutanlığı bu gözaltı süresinin 15 güne çıkartılmasını istiyor. Fakat, kaç gün konusunda anlaştılar, bu konuda basına bir sızdırma olmadı. Yine hem emniyet hem de jandarma gözaltına alınan kişilerin yakınlarına ve avukatlarına haber verilmesinin yasaklanmasını istiyor. Yani bundan sonra gizli gözaltılar olacak. Bu yasa kapsamında. Yasa ile avukatlara ve ailere haber verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmak istiyorlar. Geçmişte gördük, gerek yakınlarına ve avuklarına haber vermeme uygulaması ve gerekse uzun gözaltı süresi iki şeye yol açıyor. Bir işkenceye, iki gözaltında kayıplara yol açıyor. Tabi bu tür haberleri duyduğumuzda aklımıza bu uygulamalar geliyor ister istemez. Yapılmak istenilen nedir diye kendi kendimize sorduğumuzda. Yine, az önce söylemiştim biraz açmak isti yorum. Basın konusunda çok ciddi sansür uygulamaları geliyor bundan sonra. Cezalar katlanıyor. Hapis cezaları ağırlaştırılıyor, hapis cezası en az 5 yıl olacak. İfade etme, hatta sadece haber vermek bile artık suç olarak kabul edilecek. Örneğin bir eylemin haberini yapmak. Örneğin bir direnişin haberini yapmak suç olarak kabul edilecek. Bu tasarının getirdiği en ağır hükümlülerden bence en temeli de bu. Hak aramayı yasaklıyor. Buna bağlı olarakta örgütlenmeyi yasaklayan bir yasa. Butün bu özelikleri düşündüğümüzde, genel olarak Türkiye’de özellikle demokratik alanda, ciddi bir baskı artışı olacağını; şu an var olan örgütlenmelere yönelik ciddi bir baskı olacağını ve şu anki siyasi iktidarın baskısının kat kat artarak süreceğini şöylemek çok mümkün. Ve bu sürprizde olmayacak. Tabiki bu baskının herkes bir biçimiyle muhattabı olacak. Hayatın, halkın her kesimi bu baskıya muhatap kalacaktır. Avukatlar, memurlar, işçiler, gecekondulular, hapishanelerdeki tutuklu ve hükümlüler, herkes, hepimiz bu yeni yasanın bir biçimde muhattabı ve mağduru olacağız. Halkın Sesi: Teşekür ediyoruz vermiş olduğunuz bilgilerden dolayı. Behiç Aşçı: Biz teşekkür ederiz. |