|

1991'de Birtan Altunbaş'ı işkencede katletmekten yargılanan polislerin Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bugünkü davasına müdahil avukatlar katılırken, sanık ve sanık avukatları katılmadılar.
Avukat Oya Aydın, ''gözaltında ağır işkence yaparak adam öldürme'' ve ''böylesine önemli bir duruşmanın zaman aşımına uğratılmasına çalışma ve uğraşma'' fiillerini işlediklerini belirterek, polis memurları hakkında TCK'nın 59. maddesinde belirtilen ceza indiriminin uygulanmamasını istedi. Avukat Aydın, mahkeme hayetine dilekçe vererek, ''sanıkların 3 yıldır adreslerinin bilinmesine rağmen yakalanmalarını sağlamayan'' İstanbul Emniyet Müdürlüğü, İstanbul Valiliği, Pendik ve Üsküdar Emniyet Müdürleri ile görevli memurlar hakkında suç duyurusunda bulunulması istedi. Aydın, ayrıca işkenceci polisler hakkında 3'te 2 oranında ceza artırımı yapılmasını istedi. Mahkeme heyeti açıkladığı kararında, sanıklardan Naip Kılıç'ın sorgulama ekibinde bulunduğunun tespit edilemediğini belirterek, beraatine karar verdi. Kararda, Ankara Terörle Mücadele Şubesi'nde görev yapan Ahmet Baştan’ın ise ''faili belli olmayacak biçimde kastı aşan adam öldürme'' suçunu işlediği belirtilerek, 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldığı belirtildi. İşkenceci Baştan’ın, 59. madde kapsamındaki ceza indiriminden yararlanacağı açıklandı. Mahkeme heyeti, kendilerinden talep edilen suç duyurusuyla ilgili olarak da müdahil avukatlardan bu başvuruyu kendilerinin yapmasını istedi. Davaya İstanbul ve Ankara’dan, Temel Haklar ile TAYAD’lı aileler de katıldı. Temel Haklar ve TAYAD üyeleri, "Birtan Altunbaş Ölümzsüzdür" yazılı pankart, Birtan Altunbaş'ın resimleri ve karanfillerle mahkeme önünde protesto eylemi yaptılar. Abdi İpekçi’de bulunan bir İstanbul Temel Haklar üyesiyle davaya ilişkin görüştük. Temel Haklar üyesi, mahkemeye katılmak için İstanbul’dan dün yola çıktıklarını ve bugün mahkemeye geldiklerinde, mahkeme binası çevresinin Çevik Kuvvet tarafından sarılmış bir durumda olduğunu söyledi. Mahkemede verilen kararın sadece işkencecileri aklamak olduğunu ifade etti. AB “Demokrasisi” dediğimiz budur işte. İnsan hakları şovu altında, ABD Dişişleri bakanı dahi açıklamalarda bulunmuştu davayla ilgili. Oysa ülkemizde işkence kolluk güçlerine bizzat ABD tarafından öğretiliyor ve işkence malzemeleri satılıyor. İşkenceye destek veren ABD bu davada, işkencecilerin yargılanması yönünde açıklamalarda bulunmuştur. Bu çelişkidir. Sanık sandalyesinde oturması gerekenlerden birisi de ABD’dir. Adalet Bakanı Cemil Çiçek, “Bir an önce bu davayı sonuçlandırın” talimatı vermişti. Bu davayı zaman aşımına uğratmak için her türlü yola başvurdular. Devlet tarafından maaş ödenen devlet memurları 6 yıldır adreslerinde bulunamadı. Bugün yapılan duruşmada, Ahmet Baştan’a, 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verilerek dava hızla ve az cezayla bitirilmek isteniyor. Birtan Altunbaş davasında, işkenceci polisler Ahmet Baştan ve Naip Kılıç'ın dosyaları ayrı görülüyordu. Ankara 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ana dosya kapsamında ise aralarında İbrahim Dedeoğlu'nun da bulunduğu 4 polis memuru hakkında aynı oranda hapis cezası verilmiş, 4 polis memurunun ise beraatine karar verilmişti. Bu karar, halen Yargıtay'da temyiz edilmeyi bekliyor. 13 yıldır süren dava, 2006 yılının ocak ayında zaman aşımına girecek. Davayla ilişkin görüştüğümüz Avukat Behiç Aşçı, “Bugünkü duruşmada istedikleri sonucu alamadıklarını ve davanın peşini bırakmayacaklarını söyleyerek; “Bu dava sadece bir kaç polisin işkence yapması değildir. İşkece sistematik olarak vardır” dedi. |