|

Kocaeli'de yaşayan, 17 Ağustos depremini yaşamış depremzedelerle, içinde bulundukları koşullarla ilgili görüştük. Yardım görmediklerinden yakınan depremzdelerden Velli Ballı ve Erdoğan isimli kişi sorularımıza şu cevapları verdiler;
Halkın Sesi: Adınızı öğrenebilir miyiz? Veli Ballı. Halkın Sesi: Çalışıyor musunuz? Veli Ballı: İşsizim, deprem olduğunda hapishaneden yeni çıkmıştım. Bana iş hakkı tanımadılar, hala da tanımıyorlar. Halkın Sesi: Depremde kaybettiğiniz yakınınız var mı? Veli Ballı: Ağabeyimi, akrabalarımı ve yakınlarımı kaybettim Halkın Sesi: Peki depremden sonra hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu? Veli Ballı: Hayatımda değişmeyen hiçbir şey olmadı, her şey değişti. Yakınlarım, ağabeyim hayatını kaybetti, evim yıkıldı. Belki ev benim değildi ama içindeki her şey benimdi hepsi gitti. Şimdi oturacak kilim bulmak zor. Her konuda mağdur durumdayım anlayacağınız. Halkın Sesi: Devletten beklentileriniz var mıydı? Varsa bunlar karşılandı mı? Veli Ballı: Hiçbir şey olmazsa barınma hakkımız var dedik, başımızı koyabileceğimiz yer ayarlanır dedik. Prefabrik verdiler, onu da elimizden alıyorlar. Prefabrikte oturduğumuz için bayramlarda 75 milyon veriyorlardı onu da vermiyorlar. Çıkalım da nereye çıkalım. Evi olanlar var, herkes mağdur demiyoruz ama onları öne sürüp bizleri hiçe sayıyorlar. Artık dayanacağımız bir şey kalmadı arkadaşım intihar etti. Benim de üç çocuğum var, hanım sözleşmeli çalışıyor, asgari ücret bile vermiyorlar, ben hükümlüyüm diye iş de vermiyorlar. Ben de dayanamıyorum üç çocuğumda okuyor nasıl okutacağım? Düşündükçe kafayı yiyorum. Halkın Sesi: Bütün bunlara kaşı talepleriniz nelerdir? Veli Ballı: Bize yol göstersinler. Kiralar 250 milyondan aşağı değil, biz dilenci değiliz, hırsız değiliz, rantçı değiliz. Yıkık dökük olsun ayda 100 milyon olsun yada iş versinler. Halkın Sesi: Peki bu talepleri duyurmak için neler yapmayı düşünüyorsunuz? Yada neler yaptınız? Veli Ballı: Artık yapacak bir şey kalmadı kendimi yakıp kurtulmayı düşünüyorum ama bu da çözüm değil. Halkın Sesi: Siz Erdoğan Bey bu konuda ne düşünüyorsunuz? Erdoğan: Ne diyelim? Yakınlarımızı, eşimizi, dostumuzu kaybettik. Cenazelerini bile göremedik. Depremden beri prefabriklerde yaşıyoruz, şimdi evimizi başımıza kendileri yıkıyorlar. Başbakan 5- 6 sene bir yerde oturmuşsalar o evler artık onlarındır diyordu şimdi verdikleri prefabrikleri yıkıyorlar. Depreme çözüm bulalım diyorlar asıl depremi kendileri yapıyorlar. Ama askerlik yaşı geldi mi çocuklarımızı alıp götürüyorlar. Biz bu vatanı evimizi başımıza yıksınlar diye mi kurduk? Devlet bize hiç sahip çıkmadı. Bir sürü yardım toplandı nereye gitti bunlar? Hiç birini görmedik. Siz prefabrikte oturuyorsunuz, çıkarsanız size kömür veririz diyorlar, bir de bu insanlar bizi yönetiyorlar. Oturdukları evler trilyon eder, bir evlerinin parasıyla hepimizi barındırırlar. Ama yok işte çıkalım diye olamadık şeyler söylüyorlar, fuhuş var, hırsızlık var diyorlar. Kaldı ki biz hırsızlığı validen, başbakandan öğreniyoruz. Halkın Sesi: Peki siz yapılması gerekenler konusunda neler düşünüyorsunuz? Erdoğan: Artık ne yapabiliriz ki, gecekonduları yıkıyorlar, buraya da gelecekler bizimle birlikte yıksınlar evlerimizi. Halkın Sesi: Bu adaletsizliğe karşı sessiz mi kalacaksınız? Bu ayın sonunda mahkeme kara verecekmiş yıkım konusunda? Erdoğan: Artık ne yapabilirsek, elimizden ne gelirse onu yapacağız. |